Gürcistan

From KonaPedia

Jump to: navigation, search
Gürcistan Bölgeleri ve Komşu Ülkeler
Enlarge
Gürcistan Bölgeleri ve Komşu Ülkeler
Gürcistan Bayrağı
Enlarge
Gürcistan Bayrağı
Gürcistan Devlet Arması (Güç Birliktedir)
Enlarge
Gürcistan Devlet Arması (Güç Birliktedir)

Gürcistan, (Gürcüce: საქართველო) Kafkasya Bölgesi’nde, Asya ve Avrupa kıtalarını ayıran hat üzerinde bulunan bir geçiş ülkesidir. Ülke kuzeyde Rusya Federasyonu, doğuda Azerbaycan, güneyde Ermenistan ve güneybatıda Türkiye ile komşudur. Gürcistan yüzölçümü 69.700 km2’dir ve ülkenin toplam nüfusu 4,6 milyondur. Bu nüfusun büyük kısmını Gürcüler oluşturmaktadır. Gürcistan temsili demokrasiyle ve yarı başkanlık sistemi ile yönetilen laik, üniter bir ülkedir. Birleşmiş Milletler, Avrupa Konseyi, Dünya Ticaret Örgütü, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı, Demokratik Tercih Topluluğu ve GUAM üyesi olan ülkenin başlıca hedefleri arasında Avrupa Birliği ve NATO üyelikleri yer almaktadır.

Gürcistan’ın tarihsel geçmişi antik Kolhis ve İberia krallıklarına dayanmaktadır ve Hristiyanlığı resmi din olarak kabul eden ilk ülkelerden (4. yüzyıl) birisidir. Gürcistan politik ve ekonomik gücünün doruklarına 11. ve 12. yüzyıllarda, Kral IV.Davit (Kurucu Davit) ve Kraliçe Tamar döneminde ulaştı. 19. yüzyıl başlarında Gürcistan, Rus İmparatorluğu tarafından işgal edildi. 1917 Rus Devrimi’ni izleyen yıllarda kısa süreli bir bağımsızlık dönemi yaşadı. 1921-22 yıllarında Kızıl Ordu tarafından işgal edilen ülke Sovyetler Birliği’ne katıldı ve 1991’de Sovyetler Birliği yıkılana kadar bu durum devam etti. 1990’lı yıllarda pek çok eski komünist ülke gibi Gürcistan da ekonomik sıkıntılarla boğuştu ve iç karışıklıklar yaşadı. Kansız Gül Devrimi sonrası iktidara gelen yeni yönetim etkin bir yapılanma gerçekleştirdi ve uygulanan ekonomik reformlar ile ülke tarihinde görülmeyen hızda ekonomik büyüme sağlandı.

2008 yılının Ağustos ayında Güney Osetya olarak adlandırılan bölge üzerinden Gürcistan ile Rusya arasında savaş meydana geldi. Savaş sonrası Rusya, Gürcistan’ın Abhazya ve Güney Osetya bölgelerini bağımsız devletler olarak tanıdı. Nikaragua, Venezuela ve küçük ada devleti Nauru dışında hiçbir devlet bu kararı izlemedi. Batılı devletler bu ayrılıkçı bölgeleri Gürcistan’ın parçası olarak tanımaya devam etmektedir. 28 Ağustos 2008 tarihinde Gürcistan Parlamentosu Abhazya ve Güney Osetya bölgelerini Rus işgali altındaki topraklar olarak ilan eden bir karar almıştır.

Konu başlıkları

Etimoloji ve Halk

Aziz Giorgi Gürcistan'ın koruyucusu olarak kabul edilir. Aziz Giorgi Heykeli, Tavisuplebis Moedani (Özgürlük Meydanı), Tiflis
Enlarge
Aziz Giorgi Gürcistan'ın koruyucusu olarak kabul edilir. Aziz Giorgi Heykeli, Tavisuplebis Moedani (Özgürlük Meydanı), Tiflis

Gürcüler kendilerini Kartveli, dillerini Kartuli, ülkelerini ise Sakartvelo olarak adlandırır. Gürcü kroniklerine göre Gürcü boylarının efsanevi atası İncil’de adı geçen Yafet’in büyük torunu Kartlos’tur. Gürcistan’ın Gürcüce adı Sakartvelo iki öğeden oluşmaktadır. Kelimenin kökü “Kartveli” klasik kaynaklara ve Bizans kaynaklarına göre ülkenin merkezi kısmında (doğuda) bulunan Gürcü bölgesi Kartliİberia bölgesinin yerlisini ifade eder. 9. yüzyıl ile birlikte Kartli Bölgesi diğer Gürcü bölgelerini kültür, ekonomi ve dinsel olarak etkisi altına almıştır. “Sa–“ ve “-o” ön ve son ekleri ise standart olarak yer belirtici eklerdir ve yer adının önüne ve sonuna geldikleri zaman söz konusu etnik grubun yaşadığı yeri (örneğin megrel–i, sa–megrel–o) belirtir. 11. yüzyılda Sakartvelo ismi tüm Gürcü kültür ve politik birliğini ifade eder bir duruma geldi ve 13. yüzyılda ise kesinlik kazandı.

Antik Yunanlılar (Strabon, Heredot, Plutarch, Homeros) ve Romalılar (Titus Livius, Cornelius Tacitus v.s.) doğu Gürcülerini İberialılar (bazı Yunan kaynaklarında iberoi), batı Gürcülerini ise Kolhlar olarak adlandırdılar.

Latin dillerindeki Georgia (Gürcistan) isminin kökeni konusundaki tartışmalar ise hala devam etmektedir. Georgia isminin kökeni genellikle üç yolla açıklanmaktadır;

1. Kelimenin Yunan ve Latin dillerindeki anlamı ile bağlantı kurarak.. (yunan dilinde; geōrgía “tarım”, geōrgós “toprağı işleyen”, geōrgikós ve georgicus(lt.), “tarımsal”)

2. Aziz George (Aziz Giorgi) ismi ile bağlantı kurarak. (yukarıda da bahsedildiği gibi bu isim yunan dilinden gelmektedir ve Aziz George kültünün Gürcistan’daki popülerliği bu ismin yayılmasını etkilemiştir.)

3. Çeşitli Pers İmparatorlukları (İÖ 536–İS 638) tarafından Gürcüler “Gurcan” veya “Gurc” halkı olarak adlandırıldı. Erken İslami/Arap kaynaklarında ise Kurz/Gurz (halk için) ve Gurcistan (ülke için) isimlerinin (bknz. Beladuri, Teberi, Cayhani, İstahri, İbn Havkal) kullanıldığını görüyoruz. Günümüzde Rusça’da Gürcistan için kullanılan “Gruziya” kelimesi de bu kullanımlara benzerdir.

Georgia ve Georgian terimleri, Batı Avrupa’da Haçlı seferlerinin anlatıldığı çok sayıda ortaçağ kroniğinde ve daha sonra ise Florentine de’Medici Ailesi’ne ait mektuplar ile resmi evrakta geçmektedir. Fransız kronikçi Jacques ve Vitry ve İngiliz gezgin Sir John Mandeville Gürcülerin Georgian olarak isimlendirildiğini, çünkü Aziz George’a büyük saygı duyduklarını yazmaktadırlar. Gürcistan’da Ocak 2008’de ülke bayrağı olarak Aziz Giorgi haçını karakterize eder bir şekilde beş haçlı bayrak kabul edilmiştir. Gürcistan’da 5. yüzyıldan ortaçağlara kadar bu bayrak kullanılmıştır.

Tıpkı diğer yerel Kafkasya halkları gibi Gürcüler de, Avrupa ve Asya’nın ana etnik kategorileri içinde yer almaz. Gürcüce, tıpkı diğer Güney Kafkas Dilleri gibi Hint-Avrupa, Türk veya Sami dil gruplarına ait değildir. Gürcü halkı ile Anadolu’nun uzak antik dönem halkları arasında bağlantılar mevcuttur. Josephus tarafından kaleme alınan antik bir İbrani kroniğinde Gürcüler “Tobel” ve “Tubal” olarak isimlendirilirler.

Çağdaş Gürcü devletleri değişik zaman dilimlerinde değişik adlar kullanmışlardır. 26 Mayıs 1918 tarihinde ilan edilen ilk çağdaş Gürcü devletinin adı Demokratik Gürcistan Cumhuriyeti idi. 25 Şubat 1921’de SSCB’nin bir parçası haline gelen devletin adı Gürcistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti olarak değişti. SSCB’den ayrılma tarihi olan 25 Aralık 1991 tarihinde ise Gürcistan Cumhuriyeti ülke adı olarak kabul edildi. Şu an yürürlükte olan anayasanın kabul tarihi olan 25 Ağustos 1995’ten beri ise resmi olarak Gürcistan ismi kullanılmaktadır.

Tarih

Erken Gürcü Devletleri Kolhis ve İberia

Erken Gürcü Devletleri (İÖ 600-İÖ 150)
Enlarge
Erken Gürcü Devletleri (İÖ 600-İÖ 150)

Bugünkü Gürcistan toprakları Taş Devri’nin erken dönemlerinden itibaren insan yaşamına sahne oldu. Klasik dönemde Kolhis (Kolheti) ve İberia adlarındaki Gürcü devletleri tarih sahnesine çıktı. Proto–Gürcü kabilelerinden ilk olarak İÖ 12. yüzyıla ait kayıtlarda bahsedilmektedir. Arkeolojik kazılar ve antik kaynaklardaki bilgiler, Gürcülerin atalarının İÖ 7. yüzyıl ve sonrasında ileri maden ve kuyumculuk teknikleri ile ayırt edilebilen devlet yapıları oluşturduğunu göstermektedir. İÖ 4. yüzyılda ise Gürcistan’da ilk birleşik krallık kurulmuştur ve bu krallık tek kral yönetimi altında, hiyerarşik aristokratik sistemin hâkim olduğu ileri devlet organizasyonlarının erken dönemlerdeki ilk örneklerindedir.

Hıristiyanlık, İS 337 yılında devlet dini olarak kabul edildi. Bu durum edebiyat, sanatın gelişmesini ve ülkenin birleşmesini hızlandırdı. Hıristiyan ve İslam geleneklerinin kesişme noktasında yer alan Gürcistan bu iki dünyanın arasında dinamik bir gelişim süreci yaşadı ve 12-13. yüzyıllarda doruk noktasına ulaştı.

Romalılar ve antik Yunanlılar tarafından İberia ve Kolhis olarak adlandırılan geç antik döneme ait iki Gürcü devleti Hıristiyanlık dinini kabul eden ilk uluslar arasında (İS 337 veya son bulgulara göre İS 319) yer aldı.

Yunan Mitolojisine göre Kolhis, Altın Postu aramak üzere yola çıkan İason ve Arganotlar tarafından varılmak istenilen ülke (Apollonius Rhodius’un destansı öyküsü Argonautica) idi. Efsanede bahsedilen “Altın Post” kavramının nehirlerden elde edilen altın tozunu elemek için kullanılan koyun postlarından türetildiği düşünülmektedir. İlk Hıristiyanlık döneminin son yüzyıllarında Kartliİberia Krallığı batıda Yunanistan’dan doğuda ise Perslerden yoğun bir etkilenme süreci yaşadı.

Erken Gürcü Devletleri (İÖ 150-İS 600)
Enlarge
Erken Gürcü Devletleri (İÖ 150-İS 600)

Roma İmparatorluğu’nun İÖ 66’da Kafkasya bölgesini tamamen hâkimiyeti altına almasından sonra Krallık yaklaşık dört yüz yıl Roma uydusu ve müttefiki olarak kaldı. İS 330’da Kral III. Mirian’ın Hıristiyanlık dinini kabul etmesi krallığı Bizans İmparatorluğu’na yaklaştırdı ve ülke yüzyıllar boyunca Bizans’ın güçlü kültürel etkisi altında kaldı.

Ardılları Lazika veya Egrisi olarak bilinen Kolhis ise Pers ve Bizans imparatorlukları arasında bir savaş alanı ve tampon bölge idi. Bölgenin kontrolü adı geçen güçler arasında pek çok kez el değiştirdi. Gürcü krallıkları ortaçağlarda çeşitli feodal bölgelere ayrıldılar. Bu Arapların 7. yüzyılda Gürcistan’ı ele geçirmesini kolaylaştırdı. 11. yüzyıl başında çıkan isyanlar sonucu Gürcü toprakları özgürleşti ve Birleşik Gürcistan Krallığı çatısı altında toplandı. 12. yüzyıl başında Birleşik Gürcistan Krallığı hâkimiyetini Güney Kafkasya’nın büyük bir kısmına (Güney Kafkasya’nın kuzeydoğusu ve bugünkü Türkiye’nin kuzeydoğu kıyı bölgeleri de dâhil olmak üzere) genişletti.

Arapların başkent Tiflis’i İS 645 yılında ele geçirmesine rağmen Kartliİberia büyük ölçüde bağımsızlığını korudu. 813 yılında ilk kez Bagrationi ailesinden bir prens, I. Aşot (Aşot Kurapalati) krallık tahtına oturdu ve bu aile yaklaşık bin yıl Gürcistan Krallığı’na hükmetti.

Doğu ve Batı Gürcistan V. Bagrat (1027–1072) döneminde birleşti. Sonraki yüzyılda IV. Davit (Kurucu Davit [1089–1125]) döneminde Gürcistan altın çağını yaşadı. Selçuklu Türkleri ülke topraklarından çıkartıldı ve Gürcü kültürü ile politik etkisi Ermenistan içlerine ve Hazar Denizi havzasına doğru genişledi.

Ortaçağ

Birleşik Gürcistan Krallığı (1184-1230)
Enlarge
Birleşik Gürcistan Krallığı (1184-1230)
Kral IV.Davit (Davit Ağmaşenebeli)
Enlarge
Kral IV.Davit (Davit Ağmaşenebeli)

Gürcü Krallığı, Kurucu Davit ve Kraliçe Tamar döneminde (12–13.yüzyıl) doruk noktasına ulaştı. Bu dönem Gürcistan’ın Altın Çağı veya Gürcü Rönesansı olarak bilinir. Avrupa’daki benzerlerinden önce gerçekleşen Gürcü Rönesansı’na romantik–kahramanlık geleneklerin gelişmesi, yeni felsefi yaklaşımlar, devlet ve toplum örgütlenmesinde yeni politik uygulamalar, etnik ve dini hoşgörü damgasını vurdu.

Gürcistan’ın Altın Çağı arkasında büyük katedraller, romantik şiir ve edebiyat ve “Kaplan Postlu Şövalye” gibi muhteşem bir destanı miras bıraktı. Gürcistan’ın en büyük ve en başarılı hükümdarı olarak sayılan Kral Kurucu Davit Selçukluları ülke dışına çıkardı ve Selçuklular ile Gürcüler arasında 1121 yılında gerçekleşen Didgori Savaşı’nı kazandı. Kral Kurucu Davit’in idarede ve orduda uyguladığı reformlar sonucunda Gürcü toprakları birleşti ve Kafkasya Bölgesi’nin büyük kısmı Gürcü hâkimiyetine girdi.

Kraliçe Tamar ise tahta geçtikten sonra kendisine olan muhalefeti bastırdı. Selçuklular ve Bizans İmparatorluğu gibi rakiplerinin gerileme dönemlerinde olmasını akıllıca değerlendirerek etkin bir dış politika izledi. Güçlü bir askeri desteğe sahip olan Kraliçe Tamar’ın, başarılı bir yönetim izleyerek güçlendirdiği ve genişlettiği Birleşik Gürcistan Krallığı Tamar’ın ölümünden yirmi yıl sonra başlayan Moğol saldırıları sonrası çöküş ve dağılma dönemine girdi.

Gürcistan Krallığı’nın yükselişi kısa sürdü. 1226 yılında başkent Tiflis, Celalettin Harzemşah tarafından ele geçirildi ve Krallık 1236 yılında Moğollara boyun eğmek zorunda kaldı.

Ülke 15. yüzyılda tamamen bölünene kadar yerel idarecilerin merkezi Gürcü yönetimine karşı isyanlarına sahne oldu. Gürcistan toprakları 1386–1404 yılları arasında Timur tarafından pek çok kez istila edildi. Komşu ülkeler Gürcistan’ın zayıflamasını ve bölünmesini fırsat bildi ve 16. yüzyıldan başlayarak ülkenin batı bölgeleri Osmanlı İmparatorluğu doğu bölgeleri ise İran tarafından kontrol altına alındı. Bu bölgelerin kısmen özerk olan yöneticileri fırsat bulduklarında isyan ettiler. Sonraki süreçte meydana gelen İran ve Osmanlı saldırıları yerel krallıkları ve bölgeleri daha da zayıflattı. Komşu ülkelere verilen savaşlar sonucunda Gürcistan nüfusu 250.000’ e düştü ve Gürcistan yok olma noktasına geldi. Gürcistan’ın doğusunda bulunan Kartli ve Kaheti krallıkları 1555’ten itibaren İran hâkimiyetine girdi. Bununla birlikte Nadir Şah’ın 1747 yılında ölmesinden sonra bu iki krallık İran hâkimiyetinden çıktı ve 1762 yılında II. Erekle hâkimiyeti altında birleşti.

Çarlık Rusyası'nın Gürcistan'ı ilhakı

Georgievsk Antlaşması (Gürcüce Versiyonu)
Enlarge
Georgievsk Antlaşması (Gürcüce Versiyonu)

1783 yılında Rus İmparatorluğu ve Doğu Gürcistan Krallığı KartliKaheti arasında Georgievsk Antlaşması imzalandı. Bu antlaşmaya göre KartliKaheti Rus İmparatorluğu koruması altına giriyordu. 1785 ve tekrar 1795 yılında Türkler ve İranlılar Tiflis’i yağmaladı ve yerel halkı kılıçtan geçirdi. Ruslar anlaşmada bulunan koruma taahhütlerini bu süreçte yerine getirmediler. Ruslar söz konusu anlaşmaya aykırı bir şekilde 1801 yılında Gürcü topraklarını işgal etti. Sonraki aşamada ise Bagrationi Hanedanı tahttan indirildi ve Gürcistan Ortodoks Kilisesi baskı altına alındı.

22 Aralık 1800 tarihinde Rus Çarı I. Pavel, iddiaya göre Gürcü Kralı XII. Giorgi’nin talebi üzerine Gürcistan’ın Rus İmparatorluğu’na katılımına ilişkin ilanı imzaladı. Süreç, 12 Eylül 1801 tarihinde Çar I. Aleksandr tarafından onaylanan 8 Ocak 1801 tarihli bir karar ile sonuçlandı. St. Petersburg’ta bulunan Gürcü elçi tepkisini, Rus Başbakan Yardımcısı Prens Kurakin’e verilen protesto notası ile gösterdi. Mayıs 1801’de Rus General Carl Heinrich Knorring Davit Batonişvili’yi tahttan indirdi ve General İvan Petroviç Lasarev başkanlığında bir hükümet kurdu.

Gürcü soyluları bu kararı onaylamadılar ancak 1802 yılı Nisan ayında General Knorring soyluları Tiflis Sioni Katedrali içinde Rusya Tahtı üzerine sadakat yemini etmeye zorladı. Bunu reddedenler geçici olarak tutuklandılar.

1805 yılının yazında Zagam yakınındaki Askerani Nehri civarındaki Rus birlikleri İran ordusunu mağlup etti ve Tiflis’i ele geçirilmekten korudu.

Batı Gürcistan bölgeleri Samegrelo ve Guria 1800’lü yıllarda Rus korumasına girdi. 1810 yılında, kısa süren bir savaştan sonra İmereti Krallığı Rus Çarı I. Aleksandr tarafından işgal edildi ve Rusya topraklarına katıldı. Son İmereti Kralı ve Bagrationi Hanedanı'nın son hükümdarı II. Solomon 1815 yılında sürgünde öldü. 1803 yılından 1878 yılına kadar, Rusya’nın Osmanlı ve İran’la yaptığı bir dizi savaşın sonucunda Batumi, Ahaltsihe, Poti ve Abhazya Gürcistan topraklarına dâhil edildi. Guria 1828, Samegrelo 1857 yılında feshedildi. Svaneti bölgesi Ruslar tarafından 1857–1859 yılları arasında işgal edildi.

Bağımsızlık İlanı

Noe Jordania
Enlarge
Noe Jordania

1917 Devrimi sonrası Rusya’da iç savaş sürerken 26 Mayıs 1918 tarihinde Gürcistan bağımsızlığını ilan etti. Parlamento seçimleri, Menşeviklerin partisi sayılan Gürcistan Sosyal Demokrat Partisi’nin başarısı ile sonuçlandı. Bu partinin lideri Noe Jordania hükümet başkanı oldu.

1918 yılında Ermeni nüfusun yoğun olduğu Gürcü bölgelerinde Ermenilerin hak talep etmesi nedeni ile meydana gelen Gürcü–Ermeni Savaşı İngiliz müdahalesi ile son buldu. 1918–1919 yıllarında Gürcü General Giorgi Mazniaşvili, Karadeniz kıyısında Tuapse’den Soçi ve Adler’e kadar olan bölgedeki Gürcü topraklarını ele geçirmek için Moisev ve Denikin liderliğindeki Beyaz Ordu’ya saldırdı. Ülkenin bağımsızlık dönemi kısa sürdü.

Sovyet Dönemi

Kızıl Ordu'nun Tiflis'e Girişi (Şubat 1921)
Enlarge
Kızıl Ordu'nun Tiflis'e Girişi (Şubat 1921)

Bağımsızlık dönemi kısa süren Gürcistan 1921 Şubat’ında kızılordunun saldırısına uğradı. Gürcü birlikleri savaşı kaybetti ve sosyal demokrat hükümet ülkeden ayrıldı. 25 Şubat 1921’de kızılordu birlikleri başkent Tiflis’e girdi ve Gürcü Bolşevik Pilipe Maharadze liderliğinde kukla komünist hükümet kuruldu.

Sovyet egemenliği ancak Ağustos 1924 Ayaklanması'nın kanlı biçimde bastırılmasından sonra kesin olarak kurulabildi. Gürcistan, Ermenistan ve Azerbaycan’ın da bulunduğu Transkafkasya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti'ne katıldı. Bu oluşum 1936 yılında dağıldı ve Gürcistan, Gürcistan SSC (Gürcistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti) haline geldi.

Gürcistan doğumlu ve Gürcü kökenli İoseb Cuğaşvili, yaygın olarak bilinen adıyla Stalin (Rusça: Çelik), 1917 Ekim Devrimi’nden sonra Rus İmparatorluğu’nda iktidarı ele geçiren Rus Bolşevikler arasında seçkin bir konuma sahipti. Stalin, Sovyetlerde en yüksek konuma kadar ulaştı.

1941’den 1945 yılına kadar süren II. Dünya Savaşı’nda 700.000 Gürcü, kızılordu askeri olarak Nazi Almanyası’na (az sayıda Gürcü de Alman ordusunda savaştı) karşı savaştı. Doğu cephesindeki savaş alanlarında 350.000 Gürcü hayatını kaybetti.

Gürcü devletinin yeniden kurulmasına yönelik muhalif hareket 1960’lı yıllarda yeniden güncellik kazanmaya başladı. Merab Kostova ve Zviad Gamsahurdia, en önde gelen Gürcü muhalifler arasında yer almaktaydı. Muhalifler, Sovyet Hükümeti tarafından ağır işkencelere maruz kaldı ve eylemleri şiddet kullanılarak bastırıldı. Gürcü muhaliflerin neredeyse tamamı Sovyetler Birliği yöneticileri tarafından tutuklandı ve cezaevine konuldu.

Tiflis’te 9 Nisan 1989 tarihinde gerçekleştirilen barış yanlısı gösteriler, pek çok insanın Sovyet birlikleri tarafından öldürüldüğü ağır bir katliama dönüştü. 1990 yılının Ekim ayında yapılan ulusal meclis (yüksek konsey) seçimleri (Sovyetler Birliği’nde resmi olarak çok partili sistem temelinde gerçekleştirilen ilk seçimler) öncesi, politik manzara yeniden şekillendi. Pek çok radikal grup seçimleri boykot ederken ve alternatif bir forum (Ulusal Kongre) etrafında toplanırken, komünizm karşıtı muhalefetin diğer kısmı, Merab Kostova ve Zviad Gamsahurdia gibi eski muhaliflerin oluşturduğu Yuvarlak Masa–Özgür Gürcistan hareketi etrafında birleşti.

Yuvarlak Masa hareketi seçimleri açık ara kazandı ve parlamentoda bulunan 250 sandalyenin 155’ini elde etti. İktidardaki Komünist Parti, sadece 64 sandalye kazanabildi. Diğer partiler ise % 5 barajını aşamadılar.

Bağımsızlığın Yeniden İlanı Sonrası Gürcistan

Zviad Gamsahurdia, Gürcistan'ın ilk Devlet Başkanı
Enlarge
Zviad Gamsahurdia, Gürcistan'ın ilk Devlet Başkanı

SSCB’nin çökmesinden az bir süre önce, 9 Nisan 1991 tarihinde Gürcistan bağımsızlığını ilan etti. 26 Mayıs 1991 tarihinde Zviad Gamsahurdia bağımsız Gürcistan’ın ilk devlet başkanı olarak seçildi. Ancak, 22 Aralık 1991’den 6 Ocak 1992 tarihine kadar süren kanlı hükümet darbesi ile yönetimden uzaklaştırıldı. Darbe, Ulusal Muhafızların bir bölümü ve “Mhedrioni” ismindeki paramiliter örgüt tarafından kışkırtıldı. Ülke, 1995 yılına kadar süren acı bir iç savaşla karmakarışık bir duruma geldi. Eduard Şevardnadze 1992 yılında Gürcistan’a geldi ve üç kişiden oluşan devlet konseyinin başına geçmek üzere, hükümet darbesinin başındaki isimlerle (Kitovani ve İoseliani) ile birleşti.

1995 yılında Şevardnadze, Gürcistan Devlet Başkanı seçildi. Aynı dönemde Gürcistan’ın iki bölgesi, Abhazya ve Güney Osetya, yerel ayrılıkçıların başında olduğu geniş ölçekli etnik şiddet ve savaş ile karışık bir durumdaydı. Rusya’nın askeri ve politik olarak desteklediği Abhazya ve Güney Osetya bölgeleri, Gürcistan’dan de facto bağımsızlık elde etti.

1992 ve 1993 yıllarında Abhazyalı 250.000’den fazla Gürcü, Abhaz ayrılıkçılar ve Kuzey Kafkasyalı gönüllüler (Çeçenler de dâhil) tarafından etnik temizliğe uğratıldı. Yaklaşık 23.000 Gürcü ise Güney Osetya’dan zor kullanılarak çıkartıldı.

Uluslararası gözlemcilerin ve Gürcü muhalefetin 2 Kasım parlamento seçimlerinde usulsüzlük ve hile yapıldığı yönündeki iddiaları sonrası, Şevardnadze 2003 yılında kansız Gül Devrimi ile yönetimden indirildi. Devrim, Şevardnadze’nin iktidar partisinin eski üyeleri ve liderleri Miheil Saakaşvili, Zurab Jvania ve Nino Burcanadze tarafından yönetildi. Miheil Saakaşvili, 2004 yılında Gürcistan Devlet Başkanı seçildi.

Gül Devrimi sonrası ülkenin askeri ve ekonomik durumunu güçlendirmek için bir dizi reform uygulandı. Yeni hükümetin Acara Özerk Cumhuriyeti’nde otoritesini tekrar kurma çabası 2004 başlarında krize neden oldu. Acara’da elde edilen başarı ve merkezi otoritenin tekrar bu bölgeye hâkim olması sonrası Saakaşvili, ayrılık yanlısı Güney Osetya için çabalarını yoğunlaştırdı.

Rusya’nın Gürcistan’ın İkinci Çeçen Savaşı’na destek olduğu yönündeki suçlamaları yanında Rusya’nın ayrılıkçı bölgelere açık desteği ve yardımı Gürcü–Rus ilişkilerini daha da bozdu. İlişkilerde artan ivmede bozulmaya rağmen 2005 yılında Rusya ve Gürcistan arasında imzalanan anlaşma ile Batumi’de ve Ahalkalaki’de Sovyet döneminden kalan üslerin boşaltılması kararı alındı. Rusya anlaşma taahhütlerini yerine getirdi; 2007 yılının Aralık ayında bu üslerde bulunan askeri donanım ve personel boşaltıldı.

2008 Ağustos Savaşı

Rus Birlikleri Gürcistan topraklarına girerken, 9 Ağustos 2008
Enlarge
Rus Birlikleri Gürcistan topraklarına girerken, 9 Ağustos 2008

2008 yılı Ağustos ayı bir tarafta Gürcistan diğer tarafta Rusya’nın olduğu bir savaşa tanık oldu. Güney Osetya bölgesinde Gürcü askerlerinin kontrolü altında bulunan topraklardaki Gürcü köylerine Ruslar tarafından gelişmiş askeri teçhizat ile donatılmış Oset ayrılıkçılar yoğun ateş ve bombardıman başlattı. Bu durum gerginliği arttırdı. Gürcistan Güney Osetya idari sınırına Rusya ise Güney Osetya ile komşu olduğu Gürcistan sınırına askeri yığınak yapmaya başladı. Yaklaşık bir ay süren ve Ruslar ile Oset ayrılıkçıların birlikte yürüttüğü provokasyonlar sonucunda yüz kadar Gürcü barış gücü askeri ve sivil yaralandı, elli asker ve sivil ise hayatını kaybetti. 6 Ağustos gecesi devriye gezen Gürcü barış gücü askerleri Oset ayrılıkçılar tarafından pusuya düşürüldü. Bir barış gücü askeri hayatını kaybetti. 7 Ağustos gecesi geç saatlerde Gürcü silahlı birlikleri top ve roket desteği ile Güney Osetya içlerine girmeye başladı. Rusya ve Oset ayrılıkçılar, 2100 Oset sivilin Gürcü birliklerince öldürüldüğünü iddia ettiler. Ne var ki bu iddia kanıtlanamadı. İnsan Hakları İzleme Örgütü ve Avrupa Birliği yapılan incelemeler sonucunda Rusya’yı ölü sayısını abartmakla ve şişirmekle suçladı. Rus Genel Savcılığı ise ölü sayısını 162 olarak açıkladı. Bu sayının büyük kısmı Oset silahlı ayrılıkçılardan oluşuyordu. 8 Ağustos sabahı gün ağarırken Rus 58. Ordusu Rus kontrolündeki Roki Tüneli’nden Gürcistan’ın Güney Osetya bölgesine girdi. Rus uçakları ise planlı bir şekilde Gürcü topraklarında bulunan sivil ve askeri hedefleri bombalamaya başladı.

Birkaç gün süren savaş sonrası Gürcü birlikleri Güney Osetya bölgesinden çekildi. Rus ordusu Güney Osetya’nın içlerine kadar ilerlemekle kalmayıp bu bölge dışındaki Gürcistan topraklarına da girdi. Rus birlikleri ve desteklerindeki Oset, Çeçen ve Kozaklar sivil cinayetlerden soygunlara, ev yakmalara ve yağmalara kadar pek çok olaya karıştı. 11 Ağustos’ta diğer bir ayrılıkçı bölge olan Abhazya’daki Rus birlikleri idari sınırı geçerek diğer Gürcü bölgelerine girdi. 12 Ağustos’ta Rusya Devlet Başkanı Dimitri Medvedev Gürcistan’daki askeri operasyolarını durdurduklarını açıkladı. Rus birlikleri Gori ve Poti’den çekildiler, ancak Rusya savaş sonrası bağımsız devletler olarak tanıdığı Abhazya ve Güney Osetya’da kalarak askeri varlığını pekiştirdi.

Coğrafya ve İklim

Gürcistan Batı Asya ve Doğu Avrupa’nın kesişme hattında Güney Kafkasya bölgesinde yer alır. Gürcistan’ın Rusya Federasyonu ile olan kuzey sınırını Büyük Kafkas Dağları belirler. Lihi Silsilesi ülkeyi doğu ve batı olarak ikiye böler. Tarihsel olarak Gürcistan’ın batı kısmı Kolhis, doğu kısmı İberia olarak bilinir. Kompleks coğrafi yapıdan dolayı dağlar kuzey bölgelerinden Svaneti’yi Gürcistan’ın kalan kısımlarından izole eder.

Büyük Kafkas Dağları Gürcistan’ı Rusya Federasyonu bünyesinde bulunan Kuzey Kafkasya cumhuriyetlerinden ayırır. Rusya topraklarına giden ana yollar Roki Tüneli (Güney Osetya) ve Darial Vadisi’nden (Hevi) geçer. Ülkenin güneyi daha düşük rakımlı dağlar ile çevrilidir. Bu dağlara Küçük Kafkas Dağları adı verilir. Büyük Kafkas Dağları yükselti olarak Küçük Kafkas Dağları’ndan daha yüksektir. Gürcistan’daki en yüksek dağ Şhara Dağı’dır (5201 mt.). İkinci en yüksek dağ ise Canga Dağı’dır (5051 mt.). Diğer önemli yükseltiler ise Kazbegi Dağı (5.074 mt.), Tetnuldi Dağı (4974 mt.), Şota Rustaveli Dağı (4960 mt.), Uşba Dağı (4710 mt.), Ailama Dağı'dır (4525 mt.). Adı geçen dağlar içinde sadece Kazbegi Dağı volkanik kökenlidir. Kazbegi Dağı ve Şhara Dağı arasındaki bölge (yaklaşık 200 km) önemli büyüklükteki buzullarla kaplıdır. Kafkasya’da bulunan 2100 buzulun % 30’u Gürcistan sınırları içerisindedir.

Küçük Kafkas Dağları terimi genellikle Büyük Kafkas Dağları’na Lihi Silsilesi ile bağlanan dağlık alanları ifade etmek için kullanılır. Bölge iki alt bölgeye ayrılır. Büyük Kafkas Dağları'na paralel olarak uzanan Küçük Kafkas Dağları ve bu dağların hemen güneyinde yer alan Güney Gürcistan Volkanik Yükseltileri. Bölgenin tümü çeşitli ve birbirleri ile bağlantılı dağ silsilelerinden (geniş ölçüde volkanik) ve 3400 mt. altına düşmeyen platolardan oluşur. Bölgenin belirgin özelliklerinden biri de bünyesinde Cavaheti Volkanik Platosu ile Tabatskuri ve Paravani göllerini, çeşitli maden suyu ve sıcak su kaynaklarını bulundurmasıdır. Güney Gürcistan Volkanik Yükseltileri genç ve oturmamış bir bölgedir. Bölge yoğun sismik aktiviteye sahiptir ve pek çok önemli büyüklükte depreme sahne olmuştur.

Gagra’da (Abhazya) bulunan Voronia Çukuru dünyada bilinen en derin çukurdur. 2001 yılında Rus ve Ukraynalılardan oluşan bir ekip çukurun derinliğini 1710 mt. olarak belirlemiştir. 2004 yılında ise Ukraynalı bir ekip 2000 mt. derinliğe inerek speleoloji tarihinde bir ilki başarmıştır. 2005 yılının Ekim ayında Cavex takımı tarafından çukurda daha önce keşfedilmemiş bir kısım bulunmuş ve bu keşif çukurun bilinen derinliğinin 2140 mt. olduğunu göstermiştir. Gürcistan’daki başlıca nehirler ise Kura ve Rioni nehirleridir.

Bölge Anatomisi–Topografya

Aragvi ve Kura nehirleri Mtsheta'da birleşiyor.
Enlarge
Aragvi ve Kura nehirleri Mtsheta'da birleşiyor.

Ülke sınırları dâhilinde doğa görünümü birbirinden farklı özellikler taşır. Batı Gürcistan’ın düşük noktalarından yükseklere doğru bataklık ormanlıklar, ılıman iklimlere özgü yağmur ormanları, kalıcı (toktağan) karlar ve buzullar görülürken ülkenin doğusunda Orta Asya karakteristik iklimini yansıtan yarı çorak düzlükler hâkimdir. Gürcistan topraklarının % 40’lık bölümünü ormanlar oluştururken yaklaşık % 10’luk kesim ise yüksek (alpin) ve orta (subalpin) yükseklikteki dağ mıntıkaları ile kaplıdır.

Batı Gürcistan’ın deniz seviyesine yakın bölümlerindeki doğal ortam büyük ölçüde son yüzyılda gerçekleşen tarımsal gelişmeye ve kentleşmeye paralel olarak yok olmuştur. Kolhis düzlüklerini kaplayan ormanların büyük kısmı gerçekte şu anda–ulusal parklar ve korunma altına alınmış yerler hariç (örnek: Paliastomi Gölü)–mevcut değildir. Günümüzde ormanlar genellikle deniz seviyesine yakın bölgelerin dışında, dağ etekleri ve dağ silsileleri boyunca uzanmaktadır.

Batı Gürcistan ormanları deniz seviyesinden 600 mt. yüksekliğe kadar yaprak döken meşe, gürgen, kayın, karaağaç, dişbudak ağacı, kestane gibi ağaç türlerinden oluşur. Yaprak dökmeyen şimşir ağacı gibi türler ise her yerde görülebilmektedir. Gürcistan’da 1000–4000 mt. arasında yetişen bitkiler ise endemik türlerdir. Acara bölgesinin batı yamaçları, Samegrelo ve Abhazya’nın birbirinden farklı kısımları ılıman iklimlere özgü yağmur ormanları ile kaplıdır. 600–1000 mt. arası yüksekliklerde geniş yapraklı ve iğne yapraklı türler karışık halde bitkisel yaşamı oluştururlar. Söz konusu yükseltiler arasındaki bölgelere kayın, ladin ve köknar ormanları hâkimdir. 1500–1800 mt. aralığında ise geniş ölçüde iğne yapraklı ve kozalaklı ağaç türleri bulunur. Ormanlar genellikle 1800 mt.de sona erer ve bu noktadan sonra 3000 mt. yükseltiye kadar alpin iklimi egemen olur. Kalıcı karlar ve buzullar ise 3000 mt.’den sonra başlar.

Doğu Gürcistan’ın doğal görünümü ise ülkenin batısından büyük ölçüde farklılık gösterir. Gerçi batıda bulunan Kolhis düzlüklerinin büyük kısmında olduğu gibi Batı Gürcistan’ın Kura ve Alazani nehirleri havzaları gibi düşük sevideki alanları tarımsal faaliyet için ormansızlaştırılmıştır. Bölgenin görece daha kuru bir iklime sahip olmasının (özellikle Kaheti’nin güneydoğusu ve Kartli’de) düşük alanlarda ormanlaşmaya izin vermediği belirtilmesi gereken bir noktadır. Ülkenin doğusuna dağlarla birbirlerinden ayrılan vadiler hâkimdir. Batı Gürcistan’dan farklı olarak bu bölge ormanlarının % 85’i yaprak döken ağaçlardan oluşur. İğne yapraklı ve kozalaklı ağaçlardan oluşan ormanlar sadece Borcomi’de ve uç batı noktalarda mevcuttur. Yaprak döken ağaçlar dışında bölgeye kayın, meşe, gürgen ağaçları egemendir. Diğer yaprak döken türler ise akçaağaç, titrek kavak, dişbudak ağacı ve kestane ağacıdır. Yukarı Alazani vadisinde porsuk ağacı ormanları uzanır. 1000 mt.’den yukarı kısımlarda (özellikle Tuşeti, Hevsureti ve Hevi’de) çam ve huş ağaçları hâkimdir. Genel olarak Doğu Gürcistan’da ormanlar 500–2000 mt. aralığında görülmeye başlar. 2000–2300 mt.lerden 3000–3500 mt.lere kadar ise alpin iklim etkisini gösterir. Düşük yükseklikte bulunan tek ormanlık arazi Kaheti Bölgesi’nin Alazani vadisidir. 3500 mt.’den sonra ise kalıcı kar ve buzul hâkimiyeti başlar.

Fauna

Yeryüzü şekilleri ve iklim özellikleri nedeni ile Gürcistan toprakları çok sayıda hayvan türüne ev sahipliği (330 kuş, 160 balık, 48 sürüngen, 11 yüzergezer türü) yapar. Gürcistan ormanlarında Pars leoparı, kahverengi ayı, kurt ve vaşak gibi etobur hayvanlar yaşar. Omurgasız hayvan türünün yüksek sayıda olduğu düşünülmektedir ancak veriler yüksek sayıda yayım arasında bölünmüş durumda bulunmaktadır. Örneğin Gürcistan’daki örümcek türü sayısı 501’dir. Gürcistan tatlı su yumuşakçaları açısından da yüksek çeşitliliğe sahiptir.

İklim

Gürcistan’da ülkenin doğu ile batı bölgelerini birbirinden kabaca ayıran iki ana iklim kuşağı mevcuttur. Büyük Kafkas Dağları’nın Gürcistan’da ılıman bir iklim kuşağı oluşmasındaki önemi büyüktür ve bu dağlar ülkeyi kuzeyden gelen soğuk hava akımlarından korur. Küçük Kafkas Dağları ise ülkeyi güneyden gelen sıcak hava akımlarından ve kuraklıklardan korumaktadır.

Bölgeler

Gürcistan Bölgeleri ve Şehirleri
Enlarge
Gürcistan Bölgeleri ve Şehirleri

Gürcistan dokuz bölgeye ve iki otonom cumhuriyete bölünmüştür. Bu bölgeler ve cumhuriyetler de kendi içlerinde altmış dokuz yöreye ayrılır. Gürcistan’da bulunan başlıca şehirler; Tiflis (1.066.100 “çevresi ile birlikte 1.270.800”), Kutaisi (186.300), Batum (121.806), Rustavi (116.384), Zugdidi (75.550), Gori (49.500), Poti (47.150), Suhumi (43.700 “1991 yılında 121.000”), Samtredia (29.700), Senaki (28.082)

Bölgeler ise şunlardır; Abhazya (otonom cumhuriyet), Acara (otonom cumhuriyet), Guria, İmereti, Kaheti, Aşağı Kartli, MtshetaMtianeti, RaçaLeçhumi ve Aşağı Svaneti, SamegreloYukarı Svaneti, Samsthe–Cavaheti, İç Kartli.

Yönetim Biçimi

Gürcistan Devlet Başkanı Miheil Saakaşvili ve eşi Sandra Roelofs Gürcistan'ın Ankara Büyükelçiliği açılış töreninde...
Enlarge
Gürcistan Devlet Başkanı Miheil Saakaşvili ve eşi Sandra Roelofs Gürcistan'ın Ankara Büyükelçiliği açılış töreninde...

Gürcistan demokratik yarı–başkanlık sisteminin uygulandığı bir cumhuriyettir. Devlet başkanı devletin başı, başbakan ise hükümetin başı olarak görev yapar. Yürütme devlet başkanı ve Gürcistan kabinesinden oluşur. Kabine başbakanın başkanlığında görev yapar ve bakanlar devlet başkanı tarafından atanır. Savunma ve içişleri bakanları kabine üyesi değildir ve Gürcistan devlet başkanına direkt olarak bağlıdırlar.

Görevdeki Gürcistan Devlet Başkanı Miheil Saakaşvili 2008 Devlet Başkanlığı seçiminde % 53.47 oranında oy alarak yerini korudu. Başbakanlık görevini ise 6 Şubat 2009 tarihinden beri Nikoloz Gilauri yürütmektedir. Ülkede yasama gücü Gürcistan Parlamentosu’nun elindedir. Parlamento beş yılda bir seçilen 150 milletvekilinden oluşur.

2008 seçimlerinde beş parti ve blok devlet başkanlığı için aday gösterdi; Birleşik Ulusal Hareket (iktidar partisi), Ortak Muhalefet, Hıristiyan Demokratlar, İşçi Partisi, Cumhuriyetçi Parti.

Gül Devrimi’nden sonra önemli ölçüde ilerleme kaydeden ülkede devlet başkanı ile parlamento arasındaki güç dengesi konusunda hala bir geçiş süreci yaşanmaktadır. 15 Ekim 2010 tarihinde Gürcistan Parlamentosu tarafından kabul edilen anayasa değişikliği ile siyasal sistemde köklü bir değişiklik gerçekleştirildi ve devlet başkanının yetkilerini azaltan karşıt olarak parlamento ve başbakanın yetkilerini arttıran düzenlemeler onaylandı. Ekim 2013’te seçilecek yeni devlet başkanının göreve başladığı gün yürürlüğe girecek anayasa değişikliğine muhalefetteki Hristiyan Demokrat Parti'de destek verdi. Gürcistan’daki politik özgürlüğün derecesi konusunda farklı görüşler mevcuttur. Devlet Başkanı Miheil Saakaşvili ülkede fikir özgürlüğü olduğunu dile getirirken muhalefet Gürcistan’da diktatörlüğün hâkim olduğunu iddia etmektedir. Özgürlük Evi adlı düşünce kuruluşu Gürcistan’ı kısmen özgür olan ülkeler (Türkiye, Bosna v.b.) arasında değerlendirmektedir.

Dış İlişkiler

Gürcistan, komşuları Ermenistan, Azerbaycan ve Türkiye ile iyi komşuluk ilişkilerine sahiptir ve GUAM ve Karadeniz İşbirliği Örgütü gibi bölgesel örgütlerde aktif bir şekilde faaliyet göstermektedir.

Ülkenin AB ve NATO üyeliği hedefleri Gürcistan’da Avrupa ve ABD etkisinin artmasını sağlamıştır. NATO tarafından Gürcistan ordusuna verilen askeri eğitim ve Bakû–Tiflis–Ceyhan Boru Hattı’nın inşa edilmesi Gürcistan’ın Rusya ile olan ilişkilerini germiştir.

Gürcistan başlıca hedeflerinden biri olan NATO üyeliğinin gerçekleşmesi için yoğun çaba göstermektedir. 2004 Ağustos’unda Gürcistan’ın Bireysel Ortaklık Eylem Planı resmi olarak NATO’ya sunuldu ve 29 Ekim 2004 tarihinde Bireysel Ortaklık Eylem Planı Kuzey Atlantik Konseyi tarafından kabul edildi. Böylece Gürcistan Avro–Atlantik Entegrasyona doğru ikinci adımını attı. 2005 yılında Gürcistan Devlet Başkanı Miheil Saakaşvili’nin talimatı ile Bireysel Ortaklık Eylem Planı’nın uygulama işi için bir komisyon kuruldu ve komisyon uygulamanın kontrol ve koordinasyon işleri ile görevlendirildi.

14 Şubat 2005 tarihinde NATO ve Gürcistan arasında Barış İçin Ortaklık İrtibat Görevlisi atanması konusundaki anlaşma uygulanmaya başladı ve bu çerçevede Güney Kafkasya bölgesi için Gürcistan’a bir irtibat görevlisi atandı. 2006 yılında Gürcistan Parlamentosu’nda yapılan oylamada Gürcistan’ın NATO üyeliğine oybirliği ile destek kararı alındı. Gürcistan’da 5 Ocak 2008’de yapılan referandumda ise halkın % 77’si Gürcistan’ın NATO üyeliğini destekler yönde oyunu kullandı.

2 Ekim 2006 tarihinde Gürcistan ile Avrupa Birliği, Avrupa Komşuluk Politikası çerçevesinde Gürcistan–Avrupa Birliği Eylem Planı metni üzerinde anlaşmaya vardı ve 14 Kasım 2006’da Eylem Planı AB–Gürcistan İşbirliği Konseyi oturumunda resmi olarak kabul edildi.

Ordu

Gürcistan Silahlı Kuvvetleri
Enlarge
Gürcistan Silahlı Kuvvetleri

Gürcistan ordusu kara, hava ve deniz kuvvetleri, özel kuvvetler ve ulusal muhafız birlikleri olarak örgütlenmiştir. Bu kolların genel adı Gürcistan Silahlı Kuvvetleridir. Gürcistan Devlet Başkanı Miheil Saakaşvili’nin göreve geldiği 2004 yılından sonra asker sayısı 45.000’e çıkartılmıştır. Bu sayının 12.000 kadarı iyi eğitilmiş ve donatılmış birliklerden oluşmaktadır.

Ekonomi

Gürcistan ekonomisi geniş ölçüde tarım, madencilik ve hafif endüstriyel üretime dayanmaktadır. Tarım sektöründe narenciye, çay ve üzüm, madencilikte manganez ve bakır önemli yer tutar. Ülkede şarap üretimi çok eski bir geçmişe sahiptir ve gelenekseldir.

Gürcistan 1990’lı yıllardan itibaren tıpkı pek çok eski Sovyet ülkesi gibi yüksek enflasyon ve bütçe açıklarının hâkim olduğu ekonomik krizlerle boğuştu. İç savaş ve Abhazya ile Güney Osetya’da meydana gelen çatışmalar krizleri tetikledi. Sovyetlerin dağılması sonrası bağımsızlığını elde eden ülkenin ekonomik sisteminde yapısal reformlar yapıldı ve serbest piyasa sistemi model olarak benimsendi. Gerçekleştirilen yapısal reformlar neticesinde ülke 2005 yılından itibaren yıllık ortalama % 9’luk bir büyüme oranı yakaladı. 2007 yılında GSYİH % 12,7 oranında büyüdü.

Ülkenin satın alma gücü paritesine göre GSYİH’sının 2010 yılında 21.426 milyar dolar, kişi başına düşen GSYİH’nın ise 4.882 dolar olarak gerçekleşmesi beklenmektedir.

Demografi

4.661.473 olan ülke nüfusunun (2006 Haziran verilerine göre) yaklaşık % 83,8’ünü Gürcüler (Megrel, Laz ve Svanlar da dâhil olmak üzere) oluşturur. Ülkede bulunan diğer etnik gruplar arasında Azeriler (%6,5), Ermeniler (%5,7), Ruslar (%1,5) ile Abhazlar, Osetler, Asurîler, Çeçenler, Gürcü Yahudiler, Yunanlılar, Kabardeyler, Kürtler, Tatarlar, Türkler ve Ukraynalılar gösterilebilir. Gürcü Yahudiler dünyanın en eski Yahudi toplumlarından sayılır.

Nüfusun büyük kısmı Gürcistan Ortodoks Kilisesi’ne bağlı Ortodoks Hıristiyanlardan (%83,8) oluşur. Dini azınlıklar içinde Müslümanlar (%9,9), Ermeni Apostolikler (%3,9) ve Katolikler (%0,8) bulunur.

Kültür

Gürcü kültürü Kolhis ve İberia medeniyetleri temelinde binlerce yıllık bir süre içinde oluştu ve Bagrationi Hanedanlığı hükümdarlığında Birleşik Gürcü Krallığı döneminde yükselişine devam etti. Gürcü kültürü 11. yüzyılda altın çağına ulaştı ve klasik edebiyat, sanat, felsefe, mimari ve bilim alanında Rönesans yaşadı.

Gürcü dili ve şair Şota Rustaveli’nin Klasik Gürcü Edebiyatı, Grigol Orbeliani, Nikoloz Barataşvili, İlia Çavçavadze, Akaki Tsereteli, Vaja Pşavela gibi modern çağ şair ve yazarlara ait eserlerin temelini oluşturarak uzun süren bir karmaşa döneminden sonra 19. yüzyılda tekrar yükselişe geçti. Gürcü kültürü antik Yunan, Roma ve Bizans İmparatorlukları ve en son Avrupai öğeleri Gürcistan içine taşıyan Rus İmparatorluğu’ndan etkilendi.

Gürcistan zengin folklörü, eşsiz geleneksel müziği, tiyatrosu, sineması ve sanatı ile tanınır. Gürcüler müzik, dans, tiyatro ve sinema sevgileri ile ünlüdürler. Gürcistan 20. yüzyılda Niko Pirosmani, Lado Gudiaşvili, Elene Ahvlediani gibi ressamlar, George Balançin, Vahtang Çabukiani ve Nino Ananiaşvili gibi bale kareografları, Galaktion Tabidze, Lado Asatiani ve Muhran Maçavariani gibi şairler, Robert Sturua, Tengiz Abuladze, Giorgi Danelia ve Otar İoseliani gibi yönetmenler yetiştirmiştir.

Mimari ve Sanat

Gürcü mimarisi çok sayıda medeniyetten etkilenmiştir. Birbirinden farklı çok sayıda kale, kule ve kilise mimarisi stilleri mevcuttur. Yukarı Svaneti kuleleri ve Hevsureti’de bulunan Şatili kale köyü ortaçağ Gürcü kale mimarisinin eşsiz örnekleridir.

Gürcü kiliseleri Gürcü Hristiyanlık mimarisinin en etkileyici yönünü oluşturur. Gürcü kiliseleri klasik kubbe stili ile orijinal bazilika stilini bünyesinde birleştirir ve bu stil Gürcü Haç–Kubbe stili olarak adlandırılır. Haç–Kubbe mimarisi Gürcistan’da 9. yüzyılda gelişti. Bu yüzyıldan önce inşa edilen kiliselerin büyük bölümü bazilikadır. Gürcü kilise mimarisine Gürcistan dışından örnek olarak Bulgaristan’daki Boçkovo Manastırı (Gürcü Komutan Grigori Bakuriani tarafından 1083 yılında inşa ettirilmiştir.), Yunanistan’daki İviron Manastırı (10.yüzyılda Gürcüler tarafından yapıldı.) ve Kudüs’teki Haç Manastırı (9.yüzyılda Gürcüler tarafından inşa edildi) verilebilir.

Gürcistan’ın diğer mimari yapılarına başkent Tiflis’teki Rustaveli Caddesi üzerinde bulunan Hausmann stilinde inşa edilmiş yapılar örnek gösterilebilir.

Gürcü Mutfağı

Gürcü sofrası ve şarabı Gürcü kültüründe önemli bir yer tutar. Sofra başı Tamada olarak isimlendirilir. Tamada sofrayı yönetir ve kadeh kaldırılan konuları belirler. Önemli yemekler arasında Hinkali ve Haçapuri sayılabilir. Bu yemeklerin yapımı Gürcistan bölgelerine göre değişir.

Eğitim

Gürcistan’daki eğitim sisteminde 2004’den bu yana önemli reformlar gerçekleştirilmiştir. Okuma yazma oranı % 100’dür. 6–14 yaş arası çocuklar için eğitim zorunludur.

Din

Gürcistan Ortodoks Kilisesi antik Hıristiyan Kiliseleri içinde en eskilerindendir. Havari Andre tarafından 1. yüzyılda kurulmuştur. 4. yüzyılın ilk yarısında (İS. 326) Hıristiyanlık Gürcistan’da resmi din olarak kabul edildi. Bu durum ulusal kimliğin inşasını ve Gürcü kimliğinin dışarıdan gelen istilalar ve işgallere karşı korunmasını sağladı.

Gürcistan anayasasına göre dini kurumlar ve devlet kurumları birbirlerinden kesin olarak ayrılmıştır ancak Gürcistan Ortodoks Kilisesi’nin ülkede etkili bir kurumdur. Gürcistan’da Hristiyanlığın Kapadokya’dan gelen Azize Nino tarafından yayıldığı kabul edilir. Diğer dini azınlıklar içerisinde Müslümanlar (%9,9), Ermeni Apostolikler (%3,9) ve Katolikler (%0,8) bulunur.

Spor

Futbol, basketbol, rugby, güreş ve halter Gürcistan’da popüler sporlar arasındadır. Güreş, Gürcü spor tarihinde önemli bir yer tutar. Bazı tarihçiler Greko–Romen güreş stilinin bünyesinde Gürcü öğeler taşıdığında hemfikirdir. Ülkede en popüler güreş stilinin Kaheti Bölgesi stili olduğu kabul edilir. Hevsureti bölgesinde üç farklı güreş stili mevcuttur.